DSC_0032x

Fikret Sözer Değişen dünya ve ona ayak uydurması gereken perakende sektörü

DSC_0032x

P&G Market Strategy and Planning Associate Director Fikret Sözer, değişen şartlara uyum sağlamak isteyen perakendecilerin kendilerini nasıl geliştirebileceklerini Retailler.net için anlattı. 

Öncelikle Retailler.net fikrini hayata geçiren dostlarıma sonsuz başarılar dileyerek başlamak isterim. Retailler.net, sektörde bir boşluğu doldurarak Türkiye perakende sektörünün gelişmesine ve dünyadaki gelişmelere ayak uydurabilmesine büyük katkılarda bulunacağına inandığım bir proje. Benim de bu konuda üstüme düşen bir görev varsa, bunu seve seve yerine getireceğimi belirtmek isterim.

Evet… Dünyada bir çok değişim oluyor. Sektör, artık benim 18 yıl önce tanıştığım sektör değil. Çok fazla evrimden geçti ve geçmeye devam edecek. Dünyanın refah seviyesi artıyor. Harcanabilir gelirlerde ciddi bir artış var. Teknoloji artık her kesimden insanın ulaşabileceği seviyeye geldi. Şehirleşme ise her geçen gün artıyor. Yapılan bir araştırmaya göre 2025 yılında, 600 şehir toplam dünya nüfusunun %25’ini barındıracak. Yine aynı 600 şehir, dünya gayri safi hasılasının %60’ına sahip olacak. Eski yöntemlerle perakendecilik yapmaya devam edersek, küçülmeye veya yok olmaya mahkum oluruz…

Madem ki durum böyle, o zaman ne yapmalı? Benim naçizane önerilerim şu şekilde:

1 – Müşterinizi (alışverişçinizi) iyi tanıyın! İçinde bulunduğumuz çağda en önemli servet, bilgi… Müşterinizi iyi tanıyıp, analiz edip; onları sadık ve bol harcayan müşteriler haline getirmek son derece önemli. Bu konuda bilgi sahibi değilseniz, piyasada know-how sahibi firmaları bulun ve yatırım yapın.

2 – E-ticareti asla küçümsemeyin. Şu anda ülkemizde e-ticaret çok yaygın olmayabilir, toplam ciro içerisinde %2-3 civarında paya sahip olabilir. Ama gelişmiş ülkelerde en hızlı büyüyen kanal olmakla birlikte, sizi rakiplerinizden farklılaştırma konusunda belirleyici bir faktör oluşturabilir. Hayat şehirlerde yaşanmaya ve trafik sorunu artmaya devam ettiği sürece, insanlar da zamansızlıktan şikayet etmeye devam edecek ve e-ticaret ciddi patlama yapacak. Sonra demedi demeyin. : )

3-Kendinizi mutlaka bir konuda farklılaştırın. Bir konunun en iyisi olun. İlk ABD ziyaretimde Target adlı mağazaya girdim. Target; 1800 civarında mağazası olan, 75 milyar dolarlık yıllık ciroya sahip bir zincir marketler grubu. Bu markette taze sebze ve meyve satılmadığını anlamam için tüm hipermarketi iki tur gezmem gerekti : ( Zira, bir markette domatesin satılmayacağını aklıma bile getiremiyordum. Target, taze sebze ve meyve satmıyor. Ama aynı Target, Amerikalılara çok ucuza designer kıyafet satmayı hedefleyen bir kuruluş. Her sene Fransa’dan ismi duyulmamış yetenekli terzileri ve tasarımcıları getirtip koleksiyon yaptırıyor ve yeni markalar ürettiriyor. Gerçekten de  Fransa’da bir butikte 300 Euro ödeyerek alabileceğiniz bir jean pantolonu, Target’ta 79 dolara alabiliyorsunuz. Bu konuda kendilerini farklılaştırmış ve tüketiciye değer katmış bir üne sahipler. Siz de bir konuda iyi olun ve bu konuyu mutlaka müşterilerinize iyi duyurun.

4-Küçük formatlı mağazalara yatırım yapın. Son 20 yılda ülkemizde ilk önce hipermarket furyası vardı. Bir çok uluslararası şirket Türkiye’ye hipermarket yatırımı yaptı. Dünyada da benzer bir trend vardı ama şimdi bu trend tersine dönüyor. İndirim marketleri ve mahalle arası süpermarketlerden alışverişte ciddi artışlar var. Hipermarketlere nazaran çok daha çabuk alışveriş yapabildiğiniz, işletme giderlerini çok daha kolay kontrol edebildiğiniz bir yapıya yatırım yapın. Düşünün ki hipermarket konusunda tartışmasız lider olan Walmart bile artık şehir içlerine girmeye çalışıyor ve neighborhood marketleri açıyorlar.

Sonuç itibariyle dünya hızlı bir şekilde değişiyor ve yepyeni iş fırsatları bizleri bekliyor. Bu fırsatları değerlendirecek ve bizleri uluslararası platformda gururlandıracak perakendeciler göreceğimizi umuyor, bu vesileyle bol kazançlar diliyorum.

Saygılarımla,

Fikret Sözer
Market Strategy and Planning Associate Director
Global/MEA Fabric Care and CEEMEA Home Care